Güdüler ve Güdülenme

FELSEFE Ders Notları
Güdüler ve Güdülenme - Birey ve Davranış
 
Güdür Kavramı : Organizmayı etkileyerek  bir amaç için harekete geçmeye sevk eden, istekleri, arzuları, ihtiyaçları, dürtüleri ve ilgileri kapsayan genel bir kavramdır.

Dürtü : Açlık, susuzluk, cinsellik gibi fizyolojik kökenli güdülere dürtü adı verilmektedir.

Gereksinim (İhtiyaç) : Vücut süreçlerini denge durumuna getirmek için, çeşitli kaynakların kullanıldığı organizmanın fizyolojik ihtiyaçlarına denir.

Güdülenme Kuramları 

İnsanların davranışlarını yönlendiren güdülenme ile ilgili bir çok yaklaşım bulunmaktadır. 
Bu yaklaşımlar ;

Dürtü Kuramı : Temel gereksinimlerden mahrum kalmak organizmada gerilim hali oluşturur. Organizma bu gerginliği azaltmak için harekete geçer. Gereksinme gerçekleştikten sonra gerginlik azalır, organizmanın dürtü hali sonlanır. 

Örneğin : Aç olan bir insanda yeme gereksinimi sürekli artmaktadır. Bu noktada açlık dürtüsü gereksinimle bir­likte aynı oranda artmayabilir. Bireyde yeme gereksinimi artsa da atlanı­lan ya da günlük koşuşturma içersinde unutulan öğünlerde birey belki açlığını unutabilecektir. Fakat bu durum bireyin açlık gereksiniminin azaldığı ya da artık gereksiniminin kalmadığı anlamına gelmemektedir.

Özendirici Uyarıcı Kuramı : Uyarılma düzeyi düştüğünde organizmanın daha çok uyarıcı aramasına denir.

Özendirici Uyarıcı: Biyolojik olmayan, birey gereksinim duymasa da bireye cazip gelen ve onu davranışa iten unsurlar özendirici uyarıcıdır.

En Uygun (Optimal) Düzeyde Uyarılma Kuramı : Uyarılma düzeyi düştüğünde, organizmanın daha çok uyarıcı aramasına denir.

Örneğin : Yüksek sesle müzik dinleme isteği, yamaç paraşütü atlama vb.

İçgüdü Kuramı : Belirli bir türün tamamını yansıtan karakteristik davranışlara denir. Davranışlar sonradan öğrenilir. ancak bireysel davranışlar sergilenir.

Örneğin : Örümceklerin ağ örmesi. İnsan davranışlarının sadece doğuştan olmayıp sonradan kazanılanları da içermesi ve insanların ortak davranışlarının  kendilerine özgü davranışlara göre çok az gözlemlenmesi içgüdü ve insan arasındaki ilişkinin gücünü zayıflatır.

Bilinç dışı Güdüler : Freud'a göre, birey rahatsız olduğu düşünceleri ve güdüleri bilinçdışına iter. Bunlar yok olmazlar ve varlıklarını sürdürürler. Bireyi yönlendirirler.

Homeostasis (Biyolojik Denge) Kuramı : Organizmanın bünyesine katılan maddelerin hangi yoğunluk ve ne şekilde alınacağı ve alınan maddeler arasında nasıl bir denge kurulacağına ilişkin sabit içsel durumu işaret eden biyolojik denge durumudur. Homeo (benzer) statis (sabit) kelimelerinden oluşur.

Güdülerin Sınıflandırılması

Birincil Güdüler : Belli biyolojik gereksinme durumu ile ortaya çıkıp davranışı yönlendiren güdülere denir. Tüm canlılarda görünür. Bu güdüler ;
  • Açlık ve Susuzluk : Organizmada açlık ile ilgili tepkileri yönlendiren merkez hipotalamus'tur. Açlık, tokluk, yeme ve tokluk durumunu kontrol eder. İnsülin açlık hissine yol açar, glikoz açlık hissini ortadan kaldırır.
  • Cinsellik : Cinsel davranışların altında yatan biyolojik unsur testosteron  hormonudur. Hormonlar merkezi sinir sistemi tarafından kontrol edilmektedir. Cinsel heyecanın uyarılmasında beynin iç kısmında yer alan limbik sistemin etkisi olduğu düşünülür.
Uyarıcı Kaynaklı Güdüler : Öğrenilmemiş güdüler arasında yer alan uyarıcı kaynaklı güdüler, dış uyarıcılara daha fazla bağlı olup, çevreden bilgi edinmeye yöneliktir. 
  • Araştırma ve Merak : Merak kavramı insanların kendilerini geliştirip, sürekli araştırmalara neden olur. İlerleme ve gelişmenin temelidir.
  • Kurcalama : Birey kurcaladığı maddelerle sakinleşir. 
Sosyal Güdüler : Öğrenme yoluyla kazanılırlar. Bir arada bulunma, güç, başarı vb. güdülerdir. Toplum yaşatısının etkisiyle şekillenirler fakat biyolojik geresinimlerdende etkilenirler.

Birincil güdülerin giderilmemesi biyolojik sorun yaratır, sosyal güdülerin giderilmemesi psikolojik sorun yaratır. Sosyal güdüler kültürden kültüre farklılık gösterir.
  • Başarı Gereksinimi : Yapılan işi en iyi şekilde yerine getirme ve sonuçları ile ilgili haz alma davranışı ile ilgilidir.
  • İlişki Kurma ve Bağlanma Gereksinimi : Bireyin toplum içerisinde diğerleri ile birlikte olma, onların onayını alma, topluma uyma gereksinimini gösterir.

  • Kontrol Altında Tutma Gereksinimi : Bazı bireyler çevrelerindeki olay ve kişiler üzerinde denetim kurma, kontrol etme gereksinimi duyar. Bazı toplumlarda ise kadercilik yani sonuçları bekleyip görme gereksinimi daha fazlayken bazılarında durumu denetim altına alma baskındır.
Ödülün Kaynağına göre Güdülenme : Bireyin güdülenmesinde içsel ve dışsal kaynaklı ödüller farklı şekilde bireylerin davranışlarını yönlendirir.
  • İçsel Kaynaklı Ödül : Yapılan işin kendisi, içeriği ödül niteliğinde ise içsel kaynaklı olarak nitelenir.
  • Dışsal Kaynaklı Ödül : Davranışın gerçekleşmesi için dışarıdan ödül sunuluyor ise sışsal kaynaklı olarak nitelenir.
Gereksinimler (İhtiyaçlar) Hiyerarşisi


Abraham Maslow, insan davranışlarını şekillendiren gereksinimleri bir piramit şeklinde en temel gereksinimlerden yukarı doğru en karmaşık olanına uzanan bir şekilde sınıflandırmıştır.

Piramidin en alt basamağında açlık, susuzluk gibi temel fizyolojik gereksinimler yer alırken, Maslow piramidin en üst noktasına insanların tümüyle potansiyellerini ortaya koymaya dönük kendini gerçekleştirme gereksinimini koymuştur.

Maslow'un İhtiyaçlar hiyerarşisine piramidin altından sırayla bakacak olursak;
  • Açlık, susuzluk, nefe alma, cinsellik, uyku gibi temel fizyolojik gereksinimler
  • Ailenin, işin sahip olunan kaynakların güvenliğinin gereksinimi 
  • Aile, sosyal grup, yakın arkadaşlık gibi ait olma ve sevgiye ilişkin sosyal gereksinimler
  • Değer, başarı ve saygının takdir edilmesi gereksinimi
  • Ahlakın üstünlüğü, yaratıcılık, problem çözme gibi unsurları kapsayan kendini gerçekleştirme gereksinimi
Maslow'a göre birey için o an baskın olan gereksinimler hangi kategoriye ait gereksinimler ise, diğer deyişle günlük etkinlikleri ağırlıklı olarak hangi gereksinimleri doyurmaya yöneliyorsa, kişilik gelişmişlik düzeyi de onun istencinden ya da seçiminden bağımsız olarak bu gereksinim kategorisine karşılık gelen düzeyde bulunacaktır.

Belirli bir kategorideki gereksinimler tam olarak karşılanmadan kişi bir üst düzeydeki kategorinin gereksinimlerini algılamaz, böyle gereksinimleri yoktur. Örnek olarak günlük olarak karnını doyurabilen fakat güvenlik içinde bulunmayan, kendini sürekli olarak olası bir tehdit altında algılayan bir insanın, dünya görüşünü geliştirmek için kitap okumak gibi bir gereksinimi yoktur.
 
Maslow'a göre piramidin alt tarafındaki gereksinimleri gidermeden üst taraftaki gereksinimleri gidermek mümkün değildir.